4 Nisan 2012 Çarşamba

Lake

Lake, lak işi olarak da bilinir; lak adı verilen renkli, çok parlak, saydam olmayan bir tür vernikle kaplanmış süs ve kullanma eşyasıdır. Lake, oldukça parlak bir mobilya cilası olup, renkli ya da renksiz olabilir. Genel anlamda, lake, aşırı (ultra) mattan çok parlak seviyesine kadar, herhangi bir parlaklıkta olan ve gerektiğinde, daha ileri derecede cilalanabilen; sert, dayanıklı cila sağladığı kadar, çözücünün buharlaşmasıyla ve çoğunlukla, bir kuruma süreciyle kuruyan, renksiz veya renkli ahşap cilasını ifade eden, bir dereceye kadar, kesin ve doğru olmayan bir terimdir. Ayrıca, tipik olarak, genelikle, daha çok, sert ve düzgün yüzeylerde kuruyan boyayı ifade etmekte olan “lake boya” için de kullanılır.

Lake sözcüğünün kökeni, hem lak böceği (dev sayılara ulaşmalarından dolayı) hem de ürettikleri, eski Hindistan’da ve civarındaki bölgelerde, ahşap cilası olarak yararlanılan, kırmızı reçineli salgıları için kullanılmış olan, “100 bin” anlamına gelen Sanskritçe "laksha" (lakşa) sözcüğüdür. Çağdaş ürünler açısından, beyaz lake, nitroselüloz gibi, uçucu organik bileşiklerde çözünen diğer polimerleri ve tipik olarak, butilasetat ve ksilen ya da toluen içeren birçok çözücünün karışımı olan lake incelticide (tiner) çözünen, sonraki akrilik bileşikleri ifade ettiği halde, lake bazlı cilalar, gomalaka olarak bilinir. Hem lake hem de gomalaka, geleneksel cilalar oldukları halde, lake, gomalakadan daha dayanıklıdır.

lak böceklerince üretilmiş olan çubuk lak ile kaplı dal.


Süsleme sanatları açısından, lake eşyalar, bazıları, pek çok lake tabakasından oluşan derin katların oyulmasını kapsayan ahşap, metal ya da diğer yüzeyleri süslemekte kullanılan çeşitli teknikleri ifade etmektedir.

Gerçek lak, yüzyıllardır Japonya’da yetiştirilen bir ağacın (Rhus vernicifera veya Toxicodendron vernicifluum) arıtılarak suyundan ayrıştırılmış özsuyudur. Özgün lak bu şekilde elde edilmektedir. Gerçek lak işi, Çin ya da Japon kökenlidir. Burma'daki Melanorrhoea usitatissima, yani Titsi ağacından da lak elde edilmektedir.
Çin lake ya da vernik ağacı (Toxicodendron vernicifluum veya Rhus verniciflua). Özsuyunun toplanması için, gövdesinde, oluklar açılmış.

Çin lake ağacının (Toxicodendron vernicifluum) yaprakları ve çiçekleri.

Melanorrhoea usitata (Titsi ağacı ya da Burma lake ağacı)

Lak, genellikle, ahşap zemin üzerine uygulanır. Lake eşya, genellikle, çam ağacından yapılır. Lak, doğal durumunda, koyu şurup kıvamında, beyazımsı ya da grimsi bir sıvıdır; hava ile karşılaştığında, koyu kahverengiye ya da siyaha dönüşür. Lakın özelliği, hava ile karşılaştığında, son derece sert ama kırılgan olmayan bir nitelik kazanmasıdır. Diğer bir özelliği ise, çok iyi cilalanması ve parlatılabilmesidir.

Taze lake ağacı özsuyu

Lake ağacı özsuyu

Siyah lake ve berrak lake


İyi sertleşmesi için, lakın, nem oranı yüksek bir ortamda kuruması gerekir. Lak, ahşap yüzeyin üstüne, sayısı, 20-30’u bulan, ince katlar halinde uygulanır. Lak işlerinin bezenmeye hazır olması için, uzun bir süre geçmesi gerekir.

Değişik lak renkleri elde etmek için, laka, çeşitli maddeler eklenir. Örneğin, kırmızı için, zincifre kullanılır.

Oyma gibi teknikler, Çin lakelerine özgüdür; altının kullanıldığı diğer bezeme teknikleri ise, daha çok, Japon işlerinde görülür. Hem Çinli hem de Japon sanatçılar, sedef kakmalı lakeyi çok uygulamışlardır.

 Kakma sedef şakayık süslü lake kutu, Ming Hanedanı, 16. yüzyıl. En zarif çiçeklerden biri olarak itibar edilen şakayık, soyluluk ve değer simgesidir. Şakayık, Sui ve Tang hanedanları döneminde, imparatorluk saraylarında rağbet gördü ve "çiçeklerin kralı" ünvanını kazandı. Ayrıca, ilkbahar simgesi olarak, dişi güzelliğinin ve üremenin mecazi anlamı olarak da kullanılmaktadır. Tamamen çiçek açmış olarak resmedildiğinde, şakayık, barışı simgelemektedir. (Kaynak: http://www.whats-your-sign.com/Chinese-flowers.html

Japonya’da en güzel lak işleri, Genroku döneminde (1688-1704) yapıldı. 17. ve 18. yüzyılın en büyük lake sanatçısı, Ogeta Korin’di. Avrupa’daki Doğu üslubundaki lak işlerine duyulan merak, Çin işleri mallara yönelik, genel tutkunun bir parçasıydı. Lake eşya, “Japon işi” adıyla anıldı.

Song Hanedanı (960-1279) döneminden, ahşap üzerine kırmızı lake, Çin 6 köşeli tepsisi, 12.-13. yüzyıl, Metropolitan Sanat Müzesi.

Ming Hanedanı Çin lake eşyası kap, 16. yüzyıldan kalma.

Channapatna, Karnataka, Hindistan'da imal edilen ahşap lake cilalı düdükler 

MÖ 4. yüzyıl, Çu Devleti'nden kalma, kuşlarla ve ejderhalarla süslü bir Çin lake lahiti


Osmanlılar da özellikle "Rugani" diye bilinen lake cilt kapakları yaptılar. En iyileri; Diyarbakır, Bursa, İstanbul ve Edirne’de üretildi. Edirne; kutu, mahfaza gibi, ahşap eşyaya uygulanan lak işinde de ünlüydü.

Osmanlıların çiçek sevgisi, ciltler dahil, kitap sanatlarında yansıtılmaktadır. Daha sonraki örneklerde, çiçekler, doğaya uygun biçimde çizilmiş olduğu halde, ilk ruganiler, belirli bir tarza uygun olarak yapılmış çiçeklerle süslüydü. Rugani. TOPKAPI SARAYI MÜZESİ. 


Lak, pürüzsüz görünümlü mobilyalarda, mükemmel sonuç vermesine karşın, pürüzlü ve temiz olmayan mobilyalarda kullanılmaya uygun değildir. Lake, ustalık gerektirdiği kadar; pek çok kimyasala, özenli bir zımparalamaya ve çok katmanlı astarlamaya ihtiyaç duyan bir cilalalama yöntemidir.

Kaynaklar:

  1. http://en.wikipedia.org/wiki/Lacquer
  2. Ana Britannica Ansiklopedisi, 20. Cilt, s. 190, 1994, Ana Yayıncılık.
Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu

HER HAKKI MAHFUZDUR.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder